www.psikoterapistim.org

 

 

 

BİR BİREYSEL DANIŞMA VAKA İNCELEMESİ 

      

                                                                                                                                             Uzm. Psikolog Bülent Korkmaz

BİREYSEL DANIŞMA UYGULAMA RAPORU

Ön Bilgi

Danışan Hakkında Kişisel Bilgiler

         Danışan T. D. İstanbul’da bir devlet normal lisesinin üçüncü sınıfında öğrenim görmekte olan 17 yaşında bir kızdır. Şu anda bulunduğu okula iki yıldır devam etmektedir. Daha önce İstanbul’a yakın bir şehirde öğrenimini sürdürürken babasının işi dolayısıyla iki yıl önce ailece İstanbul’a taşınmışlar ve kaydını şu andaki okuluna aldırmışlardır. Babası lise mezunudur ve özel bir kurumda satışla ilgili, alt düzeyde bir yönetici olarak çalışmaktadır. Annesi öğrenimini lisenin ilk sınıfında başarısız olması nedeniyle bırakmış bir ev hanımıdır. T.D.’nın 11 yaşında beşinci sınıfta öğrenim gören bir erkek kardeşi vardır. Ailenin geçimini baba sağlamaktadır ve orta düzeyde gelire sahiptirler. T.D. hem daha önceki öğrenimi süresince hem de şimdiki okulunda, derslerinde oldukça başarılı bir öğrencidir. Özellikle matematik konusunda çok başarılıdır. Üniversite sınavlarına hazırlanmaktadır. Bunun için bir özel dershaneye devam etmektedir. T.D.’nın fiziksel görünümü normaldir ve bedensel bir işlev bozukluğu yoktur; şu ana kadar da ciddi bir hastalık veya ameliyat geçirmemiş ve şu anda da sağlığı normaldir. Daha önce bir psikolojik sorun ya da yakınmadan dolayı bir danışman veya psikologa başvurmamıştır. (Yazarın notu: Gizlilik ilkesi gereğince, danışanın ismi, zaman ve yer vb. bazı bilgiler eksik veya farklı verilmiştir).

 

Danışanın Sorun ve Yakınmaları

         T.D. sürekli gergin, sıkıntılı ve sinirli olduğunu, üniversite sınavı ile ilgili aşırı kaygı yaşadığını, arkadaşlarına karşı öfke duyduğunu, ailesine karşı da son zamanlarda aşırı tepkili, öfkeli olduğunu belirtmektedir. Bu sorunların son bir yıldır var olduğunu fakat son aylarda iyice yoğunlaştığı anlaşılmaktadır. T.D. bunların dışında, çok önceden bu yana süregelen ve yine son zamanlarda arttığını söylediği; kararsızlık; seçim yapmakta zorlanma, gereğinden fazla düzenli olma, bazı takıntılar gibi kendini rahatsız eden sorunlarını bildirmektedir. Ailesi de, ağırlıklı olarak T.D.’nın, aşırı ders çalışması, kardeşiyle geçimsizliği, aşırı öfke, bağırması, küçük sorunları büyütmesi gibi yakınmalarda bulunmuşlardır.

 

 

Danışma Süreci

 

         T.D. ve ailesi tarafından bir psikologa başvurulmasına karar verilmiş ve bu amaçla özel bir hastaneden psikologla görüşmek üzere randevu alınmıştır. Böylece benimle görüşmeye gelmeleriyle başlayan danışma sürecinde toplam altı danışma görüşmesi yapılmıştır ve tarihleri aşağıdaki gibidir;

         I.    görüşme   :  25 – 03 – 20..  C.tesi

         II.  görüşme    :  01 – 04 – 20..      “

         III. görüşme    :  15 – 04 – 20..      “

         IV. görüşme    :  22 – 04 – 20..      “

         V.  görüşme    :  29 – 04 – 20..      “

         VI. görüşme    :  06 – 05 – 20..      “

         Yapılmış olan bu görüşmelerdeki süreç ve değerlendirmeler ayrı ayrı alt başlıklar halinde özet olarak sunulmaktadır.

 

I. Görüşme

         Süreç .-  T.D. randevuya babasıyla birlikte geldi ve birlikte görüşmeye alındılar. Baba işi dolayısıyla kızını az görebildiğini ve yeterince ilgilenemediğini söyledi. Onun başarılı olmasını istediğini ama bunun için bir baskısı ya da büyük beklentileri olmadığını, görüşmeye rahatsızlığı dolayısıyla gelemeyen annenin de bir baskı ve beklentisi olmadığını belirtti. Kızlarının huzursuz, gergin, sinirli olmasının kendilerini üzdüğünü söyledi. Babadan T.D.’nın geçmişi ve probleminin gelişimiyle ilgili bazı bilgiler alındıktan sonra, babaya teşekkür edilerek T.D. ile görüşmeye yalnız devam etmemiz gerektiği söylendi.

         T.D. babasının ailenin tutumları ile ilgili söylediklerine katılıyordu, ancak onların sürekli üniversite sınavıyla ilgili olarak “sen yaparsın, mutlaka kazanırsın” şeklindeki sözlerinin ve özellikle aileye yakın olan dayısının sürekli “o çalışkan, o en iyisini yapar, yüksek puan alacak” gibi sözlerinin üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirtmekteydi. Son iki aydır girdiği üç deneme sınavında puanının gittikçe düşmesi onu oldukça kaygılandırmıştı. Bu sınavlara girerken çok gergin ve endişeli olduğunu, soruların yanıtlanmasının yetişmemesinden çok fazla endişelendiği görülüyordu. Üniversite sınavı dışında yaşamında onu rahatsız eden diğer konulardan konuşulduğunda da; dağınıklığın onu rahatsız ettiği, sürekli bir şeyleri düzenlemeye çalıştığı, önemli ölçüde kararsızlıklar yaşadığı, seçim yapmakta zorlandığı, arkadaşlarına karşı hassas ve sinirli olduğu, ders çalışırken eskisi kadar konsantre olamadığını, kendisini genellikle yorgun hissetmeye başladığı, zaman zaman kalp çarpıntıları ve titreklik olduğunu bir türlü tam olarak rahatlayamadığından söz etti. Problemlerini rahatça ifade edebilmesine ve bunlar hakkında farkındalık kazanmasına ve duygularını tanımasına olanak sağlayacak bir yaklaşım gösterildi, empati sağlanmaya çalışıldı, yansıtmalar yapıldı, dinlendiği ve anlaşıldığını hissetmesi önemsendi. Daha sonra onu tanımaya yönelik bir takım sorular ve konuşmalar oldu. Bu arada üniversitede okumak istediği bölümün matematik öğretmenliği olduğunu söylemekteydi. Görüşmenin sonuna yaklaşırken, yapılan değerlendirmede; sorununun özellikle kendi akranları ve normal insanların yaşamlarının belli dönemlerinde yaşayabilecekleri türden problemler olduğu, bu problemlerin şu anda onu oldukça etkilediği, ancak çözümsüz olmadığını; eğer isterse bugün başladığımız ve birlikte sürdüreceğimiz beş-sekiz seanslık bir danışma süreciyle önemli ölçüde bu sorunları aşabileceğini, ancak bu süreçte kendisinin işbirliği ve katılımının önemli olduğunu böylece çözümün daha kolay olacağını belirttim. O da bunu istediğini ve devam etmeye hazır olduğunu belirtti. Bu aşamada kendisinin bir gevşeme yöntemi uygulaması gerektiği, bunun için bir “derin nefes” egzersizi vereceğimi söyledim. Bu egzersizin ne işe yarayacağı ve nasıl uygulanacağını kısaca örnek uygulamayla gösterdikten sonra evde düzenli olarak uygulaması için yazılı halde ödev olarak verdim. Bir de daha önce başarmak isteyip de “başardıkları ve başaramadıklarını” da bir liste halinde yazmasını ve gelecek görüşmeye getirmesini yine ödev olarak istedim. Görüşmelerin haftada bir, Cumartesi günleri yapılmasına birlikte karar verdikten sonra görüşme sonlandırıldı.

 

         Değerlendirme .- Yapılan ilk görüşme sonucunda T.D.’nın ciddi biçimde bir sınav kaygısı yaşadığı, ruhsal ve bedensel kaygı (psişik ve somatik anksiyete) belirtileri gösterdiği, ders çalışmadığı zamana ilişkin ve başkalarına kötü davranmakla ilgili olarak suçluluk duygusu yaşadığı görülmektedir. Aynı zamanda öne çıkan obsesif kişilik özellikleri ve mükemmeliyetçi yapısı da bu problemlerin yaşanmasına zemin oluşturmaktadır. Ailesinin belirgin bir baskı ve zorlamaları, katı tutumları olmamasına karşın, kendisine yöneltilen “sen mutlaka başarırsın” tarzındaki yaklaşımlarını, T.D. söz edilen yapısı dolayısıyla da bir baskı unsuru olarak algılamaktadır. Danışma süreci içinde T.D.’nın gergin ve kaygılı olduğu durumları kontrol edebilmesi amacıyla bir releksasyon egzersizine başlanmıştır. Yaşadığı problemlerin, kendi zihinsel algı ve yorumlamasıyla ilgili süreçlere büyük ölçüde bağlı olduğu görülmekte ve bu nedenle de onun bu süreçlerle ilgili farkındalık kazanması ve olumlu yönde değişimler gerçekleştirmesi hedeflenmektedir. T.D. ile olumlu bir iletişim sağlanabilmiş, onun bu terapi sürecinde gerekli olan işbirliği ve katılımına ve güven duyduğuna yönelik geri bildirimler alınmıştır.

 

 

II. Görüşme

         Süreç.- Bu görüşmede öncelikle verilen ödevler üzerinde duruldu. Derin nefes egzersizini uyguladığı, belli ölçüde bir rahatlama sağladığı fakat henüz ideal bir düzeye ulaşmadığı anlaşılmaktadır. Buna aksatmadan devam etmesiyle daha etkili ve yararlı olacağı anlatıldı, uygulamayla ilgili bazı sorular yanıtlanarak daha doğru yapabilmesi yönünde bilgi verildi. Diğer ödeve (başardıkları-başaramadıkları) geçildiğinde, yazdığı listede başardıkları şeylerin belirgin biçimde fazla olduğu, çok az başarısızlık deneyimi olduğu, özellikle okul başarısıyla ilgili hemen hiç başarısızlık olmadığı, tersine ortalamanın üstünde bir performansa sahip olduğu görülmektedir. Bu ödev üzerinde durularak; bunun, bundan sonrasında da başarılı olması için bir kanıt olacağı, aslında hep başarılı olmasının da şu anki başarı kaygısını artıran bir faktör olduğu, insanın bazı başarısızlıkları olmasının da çok doğal olduğu ve bunu normal karşılayabilmesi gerektiği, sürekli başarı hırsının kaygımızı artırdığı konularında birlikte saptamalar yaptık. Daha sonraki konuşmalarında dikkati çeken “ev hanımı olmak istemiyorum” şeklindeki sözlerinin üzerinde biraz durma gereği görüldü. Annesi bir ev hanımıydı ve lise birinci sınıfta başarısızlığı nedeniyle okulu bırakmıştı, ve kendisiyle diyaloglarında bu konuyu gündeme getirip; okula devam edebilseydi herşeyin daha iyi olacağını, bir mesleği olabileceğini vb. yakınmalarda bulunarak, T.D.’nın bu nedenle okumasını istediğini ifade etmekteydi. Dolayısıyla bu beklentinin T.D.’ya kendi bireysel istekleri dışında da bir misyon yüklediği ortaya çıkıyordu. T.D.’ya annesini “nasıl bir anne?” olarak gördüğü soruldu. O da annesinin, çocuklarının sorumluluğunu taşıyan, ev işlerini iyi bir biçimde yapan, özverili ve sevgi gösteren, sıcak ve iyi bir anne olduğunu söyledi. Bunun üzerine annesinin öğrenimine devam etseydi belki daha mutlu olabileceği ancak bu haliyle de yeterli, başarılı ve mutlu biri olduğu düşüncesi ve bunla ilgili duygular paylaşıldı. Sonra, öğrenime devam edememenin ya da özelde üniversite sınavını kazanamamanın bir felaket olmadığı, kendisinin bunu bir felaket gibi algıladığı konusunda fikir birliğine varıldı. Ayrıca ya hep ya hiç tarzı düşünmesiyle ilgili örnekler tekrar gündeme getirilerek, kendisinin de bu tarzda düşündüğünü görebilmesi sağlandı ve bunun insanı hep hayal kırıklıklarına uğratacak, mutsuz edebilecek katı bir düşünce biçimi olduğu konuşuldu. T.D. bazı arkadaşlarıyla ilişkisinde de bu tarz düşündüğünü fark etti ve çoğu arkadaşıyla ilişkisinin bozukluğundan söz ederek, onlara yeterince şans vermemiş olabileceğini kabul ettiğini söyledi. Görüşmenin sonuna gelinirken uyguladığı nefes egzersiziyle birlikte, gergin olan kaslarını da fark etmeye çalışması ve bunları da gevşetmesi söylendi ve bunla ilgili kısa açıklamalar yapıldı. Yine yazılı bir ödev hazırlaması istendi. Ödevin konusu; “sınavı kazanması ve kazanamaması için elindeki kanıtların neler?” olduğuyla ilgili bir liste hazırlamasıydı.

 

         Değerlendirme .- T.D. danışma sürecinde işbirliği içinde ve sorumlu davranmaktadır. Felaket haline getirme, ya hep ya hiç tarzı kutuplaşmış düşünce onun olayları yorumlamasında etkili olmaktadır. Yaptığı bu düşünce hatalarını ve bunla ilgili algı ve yorumlarını anlamaya başlamıştır, hatta bununla ilgili olarak yaşantısından farklı bazı örnekler getirebilmiştir. Kendini keşfetmesine yönelik girişimler yapılmakta ve bunlar olumlu yanıtlar bulmaktadır.

 

 

III. Görüşme

         Süreç .- Bu görüşmeye ödevler üzerinde durularak başlandı. Gevşeme egzersizlerini daha iyi uygulayabildiği ve yarar görmeğe başladığı anlaşıldı. Hazırlamasını istediğim listeyi getirmişti. Bunun üzerinde duruldu. Sınavı kazanması için somut kanıtlara bakıldığında; konularla ilgili yeterli bilgiye sahipti, bir dershaneye devam etmekte ve burda bir çok bilgi eksiğini gidermişti, daha önceki deneme sınavlarında yeterli puanları alabilmişti, sınavı ciddiye almakta ve çalışmaktaydı. Kazanamaması için kanıtlar ise; son iki deneme sınavında puanı düşmüştü, sınav sırasında aşırı heyecanlanacağını düşünüyordu, dikkatini toplayamadığından yakınıyordu, son zamanlarda hataları artmıştı, sürenin yetersiz olacağını soruları yetiştiremeyeceğinden korkuyordu. Kazanması için kanıtları somut özellikler taşırken kazanmamasıyla ilgili kanıtlarının daha çok varsayımsal olduğu üzerinde duruldu, sınavı aşırı önemsemenin, ölüm kalım meselesi haline getirmenin kaygı düzeyini yükselttiği ve bunun sonucunda da bellek, dikkat ve dikkatini toplama konusunda problemler yaşamaya başladığı, dolayısıyla ikinci grup kanıtlarının kaygı sonucunda kendi düşünme sisteminin ürettiği yapay kanıtlar olduğu vurgulandı. Burada kilit rolü gören “mutlak kazanma” düşüncesi yerine anahtar olarak “elinden geleni yapma” düşüncesi üzerinde yoğunlaşmaya yönelebileceği üzerinde konuşuldu. Amaç bilgisini sınava verimli biçimde yansıtabilmek ise bunun için sadece elinden geleni yapmasının yeterli olacağı, bunun mutlaka kazanmalıyım düşüncesinden daha gerçekçi ve kaygısını azaltıcı olduğu ortak görüşü paylaşıldı. Buradaki ...meli, ....malı gerekirci düşünme hatasından söz edildi. T.D. bununla ilgili yaşantısından örnekler getirmeye çalışırken, bunu ne kadar çok yaptığını fark etti ve bunları paylaştık. Bu düşünce hatasının, mükemmeliyetçi yapısıyla bağlantılarını keşfetmesi sağlandı. Günlük yaşamındaki dağınıklığa dayanamama sürekli bir şeyleri düzenlemesinin, aşırı kuralcılığının bununla ilişkisini kavradı. Bunla ilgili davranışlarımda kendime “niçin yaptığımı” sormalıyım galiba dediğinde buna katıldığımı ve ayrıca olumsuz düşünceleri için de “elimde böyle düşünmek için geçerli bir kanıtım var mı?” diye sormasının yararlı olacağını düşündüğümü söyledim. Görüşmeyi bitirmeden önce egzersizlerine aksatmadan devam etmesini ve bir de yakın bir arkadaşının gözüyle kendini tanımlamasını ve bunu yazarak gelecek görüşmeye getirmesini istedim ve görüşme sonlandırıldı.

 

         Değerlendirme .- T.D.’nın, problemlerine büyük ölçüde kaynaklık eden onun düşünce sistemi, olayları algılayışı ve yorumlamasıyla ilgili zihinsel süreçlerini tanıması konusunda bu görüşmede ilerlediği göze çarpmaktadır. Diğer düşünce hataları ile birlikte gerekirci düşünme hatası konusunda farkındalık sağlamış ve bunun kişilik yapısının obsesif yanları ve mükemmeliyetçiliğiyle bağlantılarını sorgulamaya ve kendine zarar veren yanlarını kavramaya başlamıştır. Değişime başladığı ve bunun adım adım davranış örüntülerinde de yeniden bir yapılanma sağlayacağı düşünülmektedir. Danışman danışan ilişkisindeki güven ve işbirliğine dayalı bağ da bu görüşmede güçlenmiş ve olumlu etkileşimlerin yaşandığı bir görüşme süreci yaşanmıştır.

 

 

IV. Görüşme

         Süreç .- Görüşmeye, önceki görüşmeden bu yana geçen süredeki yaşantıları hakkında konuşularak başlandı. T.D. kendisinde olumlu gelişmeler olduğunu, kendini daha iyi hissettiğini söyledi. Kendini artık aşırı çalışmaya zorlamadığını, fazla gergin hissetmediğini, okulda birkaç kez yaşadığı gergin anlarda gevşeme egzersizini kullandığı ve bunun onun rahatlattığını belirtti. Bu hafta kardeşiyle de daha iyi geçindiğini, öfkeli olmadığını ekledi. Bu gelişmelere sevindiğimi ve daha da iyi olacağından ve problemlerinden büyük ölçüde kurtulacağından emin olduğumu söyledim. Hazırladığı ödevine baktığımızda; yakın bir arkadaşı gözüyle kendini; çalışkan, başarılı, kuralcı, güvenilir, soğuk, hassas, yalnız kalmayı tercih eden, küçük sorunları büyüten, öfkeli, titiz, düzenli, yardımsever görmektedir. Bu özelliklerin kendine neler ifade ettiğini sorduğumda arkadaşlarının kendini böyle algıladığını, ama kendisini tam olarak anlayamadıklarını, aslında soğuk biri olmadığını, yalnız kalmaktan sıkıldığını ifade etti. Ben de eğer seni yanlış anladıklarını düşünüyorsan, doğru anlatmayı deneyebilirsin, kendine yakıştırmadığın ya da rahatsızlık duyduğun özelliklerinin böyle olmadığını onlara sen gösterebilirsin değil mi? dedim. Buna katıldığını ve deneyeceğini söyledi.

         Daha önceki görüşmelerde T.D. üniversitede Matematik Öğretmenliği bölümünü istediğini, bunda matematikte çok başarılı olmasının etken olduğunu belirtmişti. Ancak dikkat çekici olan başka alternatifi olmamasıydı. Bundan söz edildi. Yaşamımızda alternatiflerimizin olmamasının bizi nasıl etkileyeceğinden yola çıkarak, kendisinin hem üniversiteyi bu yıl kazanamamak durumunda, hem de matematik öğretmenliği dışında bir bölümü okumak konusunda alternatifleri olmaması üzerinde konuşmaya başladık. Bunu pek fazla düşünmemiş olduğu anlaşılıyordu. Yaşamda her zaman başka seçeneklerimiz olabileceği konusunda fikir birliğine vardık. Ancak alternatifler oluşturmakta zorlandığı görüldü ve bunu bir ödev olarak gelecek görüşmeye kadar hazırlaması ve yazılı olarak getirmesini istedim. T.D. bu hafta bir dershanenin deneme sınavına gireceğinden söz etti. Sınavda stratejisinin ne olduğu üzerine konuştuğumuzda; sorulara ilk sorudan başlayıp sırayla sona doğru gittiğini, öncelikle zor olanları çözüp kolayları sonraya bıraktığını anlattı. Bunun üzerine, ben bunun kendisini olumsuz etkileyebileceğini, zorlarla uğraşırken enerjisini büyük oranda tüketip kolayları çözmekte de zorlanabileceği ve daha çok hata yapabileceğini, tüm soruların eşit puan değerinde olduğunu söyleyip, hem test grubu olarak hem de her test grubunun içindeki sorularda önce kolayları yapması ve sonra zor olanlara geçmesinin kendisini daha olumlu etkileyebileceğini, soru çözdükçe moral düzeyinin yükselip zor sorular için enerjisinin artabileceğini, zamanı da daha iyi kullanmış olacağını öneri olarak öne sürdüm. T.D. bu yanıtlama şeklini bir takıntı haline getirmiş olduğunu, bunu değiştirmenin zor olacağını ama gireceği deneme sınavında bunu deneyebileceğini söyledi. Görüşme burada sonlandırıldı.

 

         Değerlendirme .- Bu görüşmeye başlarken T.D. oldukça olumlu geribildirimlerde bulundu. Sorunu konusundaki sorumlu davranışı ve çözüme istekliliği gittikçe artmakta, kendinde gözlemlediği bu olumlu değişimler onu daha da cesaretlendirip, çözüm isteğini pekiştirmektedir. Başkalarının kendini nasıl gördüğü ile ilgili empatik bakışı yakalamış ve göründüğü hali ile olmak istediği hali arasındaki farklılığın yarattığı çatışmayı çözümleme istekleri artık eyleme dönüşmektedir. Bir başka dikkat çeken konu da T.D.’nın önceki görüşmelere göre çok daha rahat ve doğal olabilmesidir. Artık çekinmeden sorunlardan, yaşantılarından, zayıflıklarından söz edebilmektedir. Kendini daha olduğu gibi ifade edebilmektedir. Bu onun olayları olduğu gibi algılayıp, sorunlara spontan çözümler üretebilmesi için de önemli bir gelişmedir.

 

 

V. Görüşme

         Süreç .- Görüşmeye yine geçen süre içindeki yaşantılardan söz ederek başladık. Girdiği deneme sınavında önceki görüşmede önerdiğim yöntemi uyguladığını; tüm sorulara bakabildiğini, süre problemi yaşamadığını, düşündüğünden daha iyi bir sınav geçirdiğini ve beklediğinin üstünde bir puan aldığını söyledi. Aynı zamanda bu sınava girerken önceki gibi heyecanlanmamış, sakin ve korkmadan başlayabilmişti. Bu çok önemli bir gelişmeydi onu çok mutlu etmişti. Artık kazanma konusunda kendini sıkmadığını, kendine daha fazla güvendiğini söylüyordu. Ayrıca bu hafta fazla ders çalışmadığını ve kendine daha çok zaman ayırdığını, gergin olmadığını ifade etti.

         Hazırladığı ödeve batığımızda; alternatifler üretebildiği görüldü; üniversiteyi bu sene kazanamasa da bunun çok önemli olmayacağını gelecek sene tekrar girebileceğini düşünmüştü. Buna katıldığımı, bu yıl kazanamaması için bir kanıtı olmasa da böyle düşünmesinin akılcı olduğunu söyledim. En önemli alternatif üniversitede seçeceği bölümle ilgiliydi; daha önce matematik öğretmenliği dışında bir seçeneği yokken, benzer alanda bir alternatif bile oluşturamazken, aslında farklı bazı bölümleri de tercih edebileceğini, hatta tiyatroyu düşünmeye başladığını söyledi. Bu konuda kafasında alternatifler oluşturabilmesi onu çok rahatlatmış ve mutlu ediyordu. Bu konuda karar vermek için daha zamanı olduğunu, gerçekten ne istediğini anlamak için biraz daha düşüneceğini söyledi.

         T.D. daha önce arasının açıldığı bir kız arkadaşıyla ilgili konuşmak istedi. Araları iyi olduğu bir dönemde başka bir kız arkadaşlarının yüzünden aralarının açıldığını, onun kendisinden uzaklaşmak istediğini düşündüğü için kendisini geri çektiğini ve görüşmemeye başladığını söyledi. Geçen hafta içinde okuldan arkadaş grubuyla birlikteyken bu arkadaşı da kendisiyle konuşmak istemiş; ve kendisinden niçin uzaklaştığını sormuş. T.D. da tam tersine sen benden uzaklaşmaya çalıştın diye düşündüm ve bu yüzden kendimi geri çektim demiş. Fakat anlamış ki o arkadaşı da tıpkı kendisi gibi düşündüğünden araları gittikçe soğumuş ve bu konuda olayı hatalı değerlendirdiğini fark etmiş. Bunun hatalı düşünmenin olayın yorumlanmasında da hataya neden olduğuna örnek olarak anlattığını söyledi.

         Görüşmenin sonuna yaklaşırken T.D.’ya artık sorunlarını çözme konusunda önemli bir ilerleme kaydettiğini, bu danışma sürecinde başta belirlenen hedeflere çok yaklaştığımızı ve önümüzdeki haftaki görüşmeyle bu süreci sonlandırabileceğimizi düşündüğümü ve fikrini sordum. Bu değerlendirmeme sevindiğini ve kendisi için de uygun olduğunu belirtti. Gevşeme egzersizlerine devam etmesi ve kendini nasıl biri olarak görmek istediği ve karşısına da bunu yapabileceğine ne kadar inandığını yüzde olarak yazmasını ödev olarak istedim. Gelecek hafta son görüşmede buluşmak üzere görüşme bitirildi.

 

         Değerlendirme .- T.D. kendine katı sınırlamalar koymaktan vazgeçmekte ve yaşamıyla ilgili katı hedefler belirlemeden önce, kendini keşfetmesinin gerektiğini anlamış görünmektedir. Artık kutuplaşmış düşünmeden uzaklaşmakta, olumsuz sonuçları felaket haline getirmektense alternatifler üretebilmeye başlamıştır. Ruhsal ve bedensel kaygı belirtileri ortadan kalkmaktadır. İçgörü kazanmaya başlamıştır. Kendini zayıf hissetmemekte ve özgüveni artmaktadır. Bu görüşmede bu konuda önemli ilerlemeler yaptığı somut bir biçimde gözlenmiştir. Olaylara farklı açılardan bakmaya, insanlarla ilişkilerinde empati kurmaya başlamıştır.

 

 

VI. Görüşme

         Süreç .- Geçen süre içindeki yaşantılarından konuşularak görüşme başladı. Gevşeme egzersizlerine devam ettiğini bildirdi. Geçen hafta verilen ödevini incelediğimizde; çok rahat ve sakin biri olma isteği ilk sırada ve bunu gerçekleştireceğine inancı yüzde doksandı. Başarılı, kariyer sahibi olmak istiyordu buna da yüzde seksen düzeyinde inanmaktaydı. Ailesi ve arkadaşlarıyla uyumlu ve ilişkilerden mutlu biri olacağına yüzde yüz inanmaktaydı. En önemlisi üniversiteye girmek konusundaki inancının yüzde doksan olmasıydı. Başka bir kaç konuda da kendine yüksek düzeyde inandığı görülüyordu. Evde bu hafta küçük bir iki önemsiz konu dışında huzurlu ve iyi geçindiğini söyledi. Ayrıca odasındaki bazı dağınıklıkların onu önceki kadar rahatsız etmediğini söyledi. Kendini çalışmaya zorlamıyor ve istek duyduğunda çalışıyor ve dikkatini daha uzun süre konu üzerinde toplayabiliyordu. Kendisinden yaptığımız görüşmelerle ilgili değerlendirme yapmasını istediğimde, bu süreçte kendisi için en önemli yararın kendini keşfetmesi gerektiğini öğrenmesi olduğunu ifade etti; önceki durumuna ilişkin olarak, kendini at gözlüğü takmış gibi gördüğünü ama şimdi bu gözlükleri çıkardığını söyledi. Ben de görüşmelerle ilgili yaptığım değerlendirmede, kendisinin çok olumlu ve hızlı bir gelişme gösterdiğini, kaygıları potansiyelini kullanmasını engellerken, şimdi bu engeli büyük ölçüde aşarak daha huzurlu ve başarılı biri olma yolunda önemli bir adım attığını ve benim buna çok inandığımı söyledim. Danışma sürecinin sona ermesi hakkında olumsuz bir duygu taşıyıp taşımadığını öğrenmek istediğimde; olumsuz bir geribildirimi olmadığı görüldü. Artık karşılaşabileceği bu gibi sorunlarla kolayca başa çıkabilecek güçte olduğunu düşündüğümü belirttim. Danışma sürecinin şimdilik sona erdiğini ancak gereksinim duyduğunda tekrar gelebileceğini ve kendi başına problemleri çözebilme becerisine sahip olabilmenin önemli olduğunu ekledim. T.D. da artık kendine yeterince güven duyduğunu söyledi. Görüşmenin sonuna gelindiğinde konuşmak istediği herhangi bir şey yoksa artık görüşmenin bitmesi gerektiği söylendi; olmadığını belirtti ve paylaşımdan dolayı karşılıklı teşekkür edildikten sonra görüşme sonlandırıldı.

 

         Değerlendirme .- Bu görüşmede şu anlaşılmalıydı, görüşmenin sonlandırılmasına gerçekten hazır mıydı?, bundan sonrasıyla kendisi başa çıkabilecek miydi?, bunun için yeterli özgüvene sahip miydi? Gerçekten ulaştığı düşünülen gelişimsel düzeyi koruyabiliyor muydu? Bu soruların yanıtlarının olumlu olduğu bu görüşmede anlaşıldı. T.D.’nın sağlıksız bir biçimde kanalize olmuş olan yüksek “başarma ihtiyacı”, bu sefer kendisiyle ilgili zarar veren olumsuz duygu ve düşünceleri yenmeye dönük bir karakter kazanmıştı ve bu son görüşmede bunu başarmanın yarattığı zafer edası gözlerinden açıkça okunmaktaydı.

 

 

Sonuç ve Genel Değerlendirme

 

         T.D. ailesiyle birlikte bazı sorunlardan dolayı bir psikolojik hizmet talebinde bulunmuşlardı. Sorun ve yakınmaları incelendiğinde; T.D.’nın, üniversiteyi kazanamamakla ilgili korkusu, aşırı öfke belirtileri öne çıkmakla birlikte, gittikçe yoğunlaşan kaygı bozukluğu belirtileri gösterdiği, mükemmeliyetçi kişilik özelliklerinin olduğu gözlenmekteydi. Zihinsel süreçlerindeki bozulmalar, düşünce çarpıtmaları onun algı ve yorumlamalarını da olumsuz etkilemekteydi ve duygu ve düşüncelerine yön vermekteydi.

         Bu sorunun kökeni araştırıldığında belki de çocukluk dönemine ait bazı yaşantılar, anneyle ilişkisinde bulunabilecek nedenler söz konusu olabilirdi. Uygulanan danışma sürecinde analitik yaklaşım genel olarak kullanılmamakla birlikte, zaman zaman anneyle ilişkilerinin, annenin kendi iç çatışmalarını T.D.’ya beklentiler biçiminde yansıtmasının ele alındığı, kısmi bir analitik perspektif de söz konusudur. İçinde bulunulan dönem üzerinde ağırlıklı olarak durulmuş, T.D.’nın duygu, düşünce ve davranışlarına yön veren bilişsel ve davranışsal süreçleri üzerinde çalışılmıştır. Buradaki danışma yaklaşımı daha çok, danışanı merkez alan, bilişsel-davranışçı teknikleri kullanan ancak eklektik karakteri olan bir yaklaşımdır.

         T.D.’nın sorunlarıyla ilgili bilinçlenmesi, altında yatan işlevsel olmayan bilişsel mekanizmayı fark etmesi, bunun algı ve yorumlarını nasıl etkilediğini kavraması ve alternatif olumlu ve daha akılcı perspektifler oluşturmaya başlaması bu danışma sürecinin temelini oluşturmaktadır. Kendi var olan potansiyelini görebilmesi, kendisini keşfetmeye ilgisinin artması, bir değişim gücüne sahip olduğunu ve bunu kullanabildiğini fark etmesi bu sürecin önemli noktalarıdır.

         Bu danışma süreciyle T.D., üzerindeki kazanmayla ilgili basınçtan kurtulmayı başarmış, gerginliğini azaltmış, düşünce hatalarını fark etmiş ve bunlardan kurtulmakta, yaşamdaki seçeneklerini de artırmaya başlamış, esnek düşünebilmeyi öğrenmekte ve yeni keşifler yapmaya başlamaktadır. İçgörüsü gelişmiş, kendine güveni artmış ve yaratıcı olabilmektedir. Dolayısıyla bunları gerçekleştirebilmekle, baştaki yakınmaları da ortadan kalkmaya başlamıştır.

         T.D.’nın aşırı başarma ihtiyacının söz konusu olması, yüksek olasılıkla annesinin onunla kurduğu ilişkide kendi yaşam ideallerindeki gerçekleşmemiş bazı isteklerini kızının üzerinden gerçekleşmesini sağlayarak, bu konudaki doyumsuzluğunu gidermeye çalışması ve bunu yaparken de kızının bağımsız bir birey olarak kendini ifade etmesini, kendi kişiliğini geliştirmesini engellemiş olmasıydı. Şu ana kadar işler bir şekilde idare edilmiş, ama üniversite sınavı gelip çattığında (ki yakınmalar son bir yıldır ve özellikle son aylarda artan bir biçimde seyretmektedir) su yüzüne çıkan büyük bir gerilime neden olmuştur. Çünkü T.D. bu aşamayı, bir meslek sahibi olmak (var olmak) ya da annesi gibi ev hanımı olarak kalmak (yok olmak) biçiminde algılamıştır. Aileden çocukluk döneminden itibaren gelen bu basınç, aslında son zamanda T.D.’nın psikolojik sorunlar yaşamasıyla ve bu yüzden ailenin de endişe etmesi nedeniyle ortadan kalkmaya başlamıştır, ancak T.D. bunu bir baskı olarak algılamaya devam etmiştir. Bu danışma sürecinde T.D.’nın değişik bakış açıları olduğunun farkına varması, geleceği hakkında daha esnek düşünebilmesi, kendini bir birey olarak kabullenmeye başlaması, duygu ve düşünceleri hakkında içgörü kazanmaya başlaması yaşadığı bu açmazın çözülmesini sağlamıştır. Bunun hızlı bir gelişmeyle olmuş olması da birey olma ihtiyacının yoğunluğundan kaynaklanmaktadır.

         Bu danışma sürecinde sağlanmış olan düzelmeler, T.D.’nın sorunlarının tamamen çözümlendiği anlamına gelmemektedir. Ancak tam bir düzelmenin gerçekleşmesi yolunda önemli ve geri dönülmez bir adımdır. Bu açılan yolda doğru adımlarla ilerledikçe, kendisi ile ilgili keşiflere devam edip, kendini daha iyi tanıdıkça, potansiyellerini kullanmayı öğrendikçe ve zihinsel süreçlerindeki ona zarar veren unsurlardan kurtuldukça daha sağlıklı bir birey olabilecektir. Ama bu danışma sürecinde aldığı yol da, T.D.’nın danışma öncesi profiline bakıldığında hiç de küçümsenecek boyutta değildir. Sorunlarından kurtulmaya başlamasının ötesinde, kendini gerçekleştirme ve bireysel kimliğini geliştirme yolunda da önemli bir adım atmıştır.

 

 Yazar: Uzm. Psikolog Bülent Korkmaz

 www.psikoterapistim.org

 

 anasayfa | psiko-bilgi | psiko-gelişim | psiko-destek | hakkımızda | iletişim

 

Not: Web sitemizde yer alan tüm çalışma ve yazılar Uzm. Psikolog Bülent Korkmaz'a aittir. İzin alınmadan veya kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz ve yayınlanamaz! Kaynak göstermek için örnek etiket aşağıdaki gibidir;

Uzm. Psikolog Bülent Korkmaz

www.psikoterapistim.org

 

Google